Einstein:"Arılar Ölürse İnsanlarda Ölür" Demişti!...

Dünyada en çok Amerika'da arı ölümü görülüyor... Peki ama neden?

Bir bilen Türk'ün yanıtıdır: ARILARI ZORLADIKLARI İÇİN
Yrd. Doç. Dr. Adnan Ünalan, dünyada arı nüfusunda görülen azalmanın küresel ısınmanın etkilerinden ziyade özellikle Amerika'da yetiştirme teknikleriyle ilgili olduğunu iddia etti.

Özellikle kuzey yarımkürede son yıllarda arı nüfusunun yarı yarıya azalması, Einstein'in "Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanlığın sadece 4 yıl ömrü kalmış demektir" şeklindeki bilimsel kehanetini yeniden gündeme taşımıştı. Arı nüfusundaki azalmanın nedeni kesin bir sebebe bağlanamamakla birlikte yaygın kanı; arıların küresel ısınma, ekolojik dengenin bozulması, tarım ilaçları, baz istasyonları ve yeni hastalıklardan olumsuz etkilendiği yönünde. Ancak Niğde Üniversitesi Arıcılık Bölümü Öğretim Üyesi Adnan Ünalan, arılar nüfusunun azalmasında en önemli etmenin "arıların üretime fazla zorlanması" olduğunu söyledi. "Arı nüfusunda azalma olduğu kesin ama bu daha çok yetiştirme teknikleriyle alakalı. Yani global ısınmaya bağlandığı gibi değil" diyen Yrd. Doç Dr. Ünalan, "Arı nüfusundaki azalma, kuzey yarımkürede, Amerika'da arıların üretime çok fazla zorlanmasıyla ilgili. Bal arılarının zaten kısa bir yaşam döngüsü var. Bunu da yetiştiricilik, ürün alma adına hor kullandığınız zaman ölümler gerçekleşiyor. Aslında bu, doğal ölüm nedeni" dedi.

Amerika'daki arı ölümlerinin temel nedenlerinden birinin taşımacılık sistemiyle arıların çok uzun mesafelere götürülmeleri olduğunu belirten Ünalan, bunun da arılarda "strese" neden olduğunu söyledi. Doğal dengenin bozulmasının da arı ölümleri üzerindeki etkisine işaret eden Ünalan, ancak temel nedenin bu olmadığını kaydetti. Türkiye'de şu an için arı popülasyonunun azalması yönünde bir sorun olmadığının da altını çizen Ünalan, bunda Türkiye'de arıcılığın "ilkel şartlarda" yapılmasının etkili olduğunu belirtti. Ünalan, "Arılar üretime zorlanmadığı için büyük bir popülasyon kaybı da yaşanmadı. Şu an için Türkiye'de 4 milyonun üzerinde kovan var. Potansiyel olarak Türkiye'nin florası, coğrafyası, ekolojisi arıcılık için çok uygun ama üretim ve kalite artabilir" diye konuştu.

"DOĞA DENGESİNİ KORUR"

Einstein'ın arılarla ilgili kehanetinin hatırlatılması üzerine Yrd. Doç Dr. Adnan Ünalan, "Arıların temel görevi polinasyon. Arıların azalması demek döllenmenin azalması anlamına geliyor. Bu da sistemleri kısa sürede bozabilir, bazı bitki türlerinin kaybolmasına neden olabilir. Ancak yine de Einstein'in söylediği gibi bunun bu kadar kısa sürede olması mümkün değil çünkü doğa dengesini bir şekilde kuruyor. Sistemden bir parçanın çıkması sistemi tümüyle bozmayabilir. Doğa içinde başka bir onarım mekanizması olabilir" dedi.

Balparmak Bal Analiz Laboratuarı Müdürü Aslı Sunay ise, arı kayıplarının birden bire ortaya çıkmadığını, küresel ısınma, kuraklık, yeni ortaya çıkan arı hastalıkları gibi birçok etmenin sonucu olduğunu ifade etti. Türkiye'de arıcılığın bu yıl karanlık bir tablo çizmediğini söyleyen Sunay, "Türkiye'de geçen yıl arı ölümleri bu yıla göre daha vahim durumdaydı. Geçtiğimiz yıl arı ölümlerinin de etkisiyle bal üretiminde ciddi bir düşüş yaşandı. Ama bu yıl hem arı ölümleri hem de bal üretimi anlamında durum daha iyi. Ancak yinede arı kayıpları bazı bölgelerde görülüyor" dedi.

Türkiye'de geçtiğimiz yıl yaşanan kayıplarda da kuraklık, yanlış ana arı seçimi ve arı hastalıkları gibi nedenlere bağlı olduğunu ifade eden Sunay, "Bölgelere uyumlu olmayan genetik yapıdaki ana arıların, kullanılmasıyla popülasyonların genetik yapısı bozuldu ve popülasyon hastalıklara dirençsiz hale geldi. Bunun neticesinde de ölümler yaşandı" açıklamasında bulundu.

Türkiye'de arı nüfusunun diğer bölgelere göre daha az azalmasının kesinlikle Türkiye'nin lehine çevrilemeyeceğinin altını çizen Aslı Sunay, "Neticede azalma diğer tarım ürünlerinin üretiminin azalması anlamına gelir ancak tüketim azalmadığı için bunu hiçbir zaman avantaja çeviremezsiniz. Ne zaman ki arı nüfusunu eskiden olduğu seviyenin üzerine çıkarırısınız, bunu ihracat potansiyeliyle avantaja çevirebilirsiniz. Ancak azalma sürerken bu mümkün değil. Azalmanın durması ve artışın gerçekleşmesi lazım" dedi.

Türkiye'de Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın arıcılık ve arı ürünlerinin üretimi konusunda ciddi bir politika ortaya koyması gerektiğini kaydeden Sunay, "Bu yöndeki çalışmalar iyi organize olabilmiş ve düzenli değil. Bakanlığın direkt koordine ettiği, Türkiye geneline yayılmış bir çalışma yok. Birlikler, tarım il ve ilçe müdürlükleri bazında lokal çalışmalar görüyoruz. Tarım Bakanlığı, maddi anlamda destek veriyor ama bu desteği sadece vermek yeterli değil. Maddi desteğin yanı sıra bilgilendirme ve desteğin takibi de şart" şeklinde konuştu.

Yorum Yaz